Search results for

dükkan dekor

Dekorasyon

DEKORASYON DÜKKANI

21 Kasım 2012

Sapanca’daki Dekodükkan, tatil konseptinde dekorasyon alışverişi yapma olanağı sunuyor.

ÖYLE BİR YER HAYAL EDİN Kİ; AYNI ANDA HEM güzel yemekler deneyip, yemyeşil huzur dolu bir ortamda kafa dinleyecek, hem de stil sahibi mobilya ve aksesuarlarla döşenmiş odalarda tatil yapacaksınız. Ayrıca dinlenirken etrafınızdaki her objeyi satın alabileceksiniz. Fikir hoşunuza gittiyse, Sapanca Meşelik mevkiinde bulunan ve 10 bin metrekarelik bir alana yayılan Dekodükkan’a bir şekilde yolunuzu düşürmenizi öneririz. Oluşturduğu farklı konseptle bir ilk olan bu mekanın işletmesi Enes Çelebi’ye ait. Bir ev ortamından farksız showroom’da sergilenen ürün gamı içinde oturma gruplarından yemek odasına, yatak odası grubundan bahçe mobilyasına her türlü mobilya bulmak mümkün. Ayrıca aksesuar ve ev tekstili alanlarında farklı stillere ait yüzlerce seçenek var. Mekâna özel yaratılan “gör-dene-satın al” konsepti ziyaretçileri; ihtiyaçları olanı yaşayarak seçmeye davet ediyor.

Çeşitli bitkilerle bezeli geniş bahçesinde konumlanan havuz kenarında keyifli menüsüyle lezzetli yemekler sunan restoranı, dinlenmenizi ve rahatlamanızı sağlayacak havuzu, eski Türk filmlerinden seçkilerle çeşitlenen nostaljik açık hava sineması da mekanın keyfini artıran diğer detaylar…

Hepsi bir arada

Dekodükkan, huzurlu bir hafta sonu taiili vaad etmesinin yanı sıra showroom’undan satın alabileceğiniz tarz sahibi mobilya ve aksesuarları ile sizlere aynı anda birçok keyifli fırsatı birlikte sunuyor.

Daha çok el yapımı özel dekoratif aksesuarlarla sizi karşılayan Dekodükkan, rustîk tarzı sevenler için ürün yelpazesinde yer alan mobilyalarda, büyük çoğunluğu Cos-tal Homes markalı ürünlere ayırmış. Showroom’da gördüğünüz ve buradaki misafirliğiniz süresince odanızda ve mekanın farklı alanlarında kullanma şansı bulacağınız ürünleri özel sipariş ile satın alabiliyorsunuz. İç mimar ve tasarımcılardan oluşan ekibiyle Dükkan Tasarım Merkezi ise, farklı ortamlar yaratmak isteyenlere stil desteği de veriyor. Ekip ayrıca bahçe konusunda da alternatif çözüm arayışında olanlar için fikir bazında peyzaj önerileri sunuyor.

Dekorasyon

İskandinav Tarzı Dekorasyon Seçimleri

15 Ocak 2013

Küçük bir sayfiye kasabası olan Sundby’deki ev, İskandinav tarzı sade mobilyaların geometrik desenlerle öne çıkması ve mekana renk katan aksesuarların ikinci el ürünlerle harmanlanmasından doğan keyifli bir yaşam alanının hikayesini anlatıyor.

Salondaki L koltuk lllums Bolighus’tan orta sehpalar Hay Design’dan, aksesuarlar ise ikinci el eşya satan dükkanlarda alınmış. Geometrik desenli yastıklar ise ev sahibinin tasarımı..

iskandinav

Salon

Başrollerinde İskandinav tasarımlarının olduğu salonda, farklı malzemeler ve desenler kullanılarak sade de olsa eklektik bir tarz yaratılmak istenmiş. Tablo ve aksesuarların zemine yakın bir biçimde asılması sayesinde, tavan olduğundan daha yüksek gözüküyor.

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın şehir merkezine yarım saat mesafedeki Sundby, müstakil evlerin hakimiyetindeki sessiz bir bölge. Mevsim kış almasına rağmen, çam ağaçlarıyla çevrelenen sokaklar yemyeşil. Yağan yağmur dışında hiç bir ses duyamıyorsunuz. Yediden yetmişe, ulaşım aracı olarak bisikletlerin tercih edilmesi ve otomobillerin parmakla sayılacak kadar az oluşu, bölgenin çok daha sessiz kalmasını sağlıyor. Ormanlık arazi içinde yer alan ve büyük bir de plaja sahip olan Amger Strand Park’ın da bölgeye yakınlığı, burada yaşayanlar için artı puan demek.

iskandinav1

Ballab Design’ın sahibi Anne Louise Breiner, kocası Jesper, 8 yaşındaki kızı Clara Sophie ve 7 yaşındaki Cari August ile Sundby’de yaşıyor. Ailenin iki katlı evi, meyve ağaçlarıyla dolu geniş bir bahçe içerisine konumlanmış. Anne L. Breiner, mimarlık alanında yüksek lisans yapmış bir tasarımcı, Uzun süre mimarlık yapmasına karşın, dört yıl önce mobilya ve aksesuar tasarlamaya başlamış. Sahibi olduğu Ballab Design, şehir merkezindeki önemli dekorasyon mağazalarından biri olarak gösteriliyor, iki katlı mağazada, 501 ve 60’lı yılların ağırlıkta olduğu mobilyalar ile modern tasarımlı aksesuarlar bulmak mümkün.

iskandinav2

Dokuz yıl önce evlenen Breiner çifti, evlerini sekiz yıl önce satın almışlar. 1930’lu yıllara hayran olan çift, bahçeyi evin bir parçası gibi gösteren geniş pencereleri gördüklerinde hemen “evet’ demişler. O zamanlar boş olan bahçede şimdilerde ceviz, nar, kiraz, incir ve ayva ağaçlan bulunuyor. Ters dublex olarak inşa edilen eve, geniş bir holden giriliyor. Holün sonuna aile yadigarı bir dolap ve Stilleben’den alınan bir sandalye yerleştirilmiş. Giriş katta salon, mutfak ve yatak odaları bulunuyor. Alt karta ise çalışma odası, misafir yatak odaları ve banyolar var. Evin mevcut mimarisinde, salon ve mutfağın birleştirilmesi dışında bir değişiklik yapılmamış. Salonun metrekare olarak küçük olması nedeniyle duvarlar yıkılmış ve mutfak, açık düzende yeniden tasarlanmış. Mavi olan mutfak dolapları değiştirilerek, beyaz renk tezgah ve dolaplar hazırlanmış.

iskandinav3

Çift taraflı kullanılabilen çekmece sistemine sahip siyah bir ada ünitesi de mutfakla salonun arasına yerleştirilmiş. Mutfak tarafında dolap olarak kullanılan ada ünitesinin alt bölümü, yemek masasının bulunduğu tarafta ise büfe olarak kullanılıyor. Anne L. Breiner, dekorasyonu yaparken hem kendi tasarımlarını hem de İkinci el eşyaların satıldığı Fiea Market’ten aldığı ürünleri harmanlamış. Bu sayede alışılmış İskandinav tarımın da dışına çıkılmış. İçinde özel duygular uyandıran mobilya ve objelerle etrafının sarılmasını sevdiğini belirten tasarımcı, mobilyaları seçerken aile bireylerinin içinde huzurla yaşayabilecekleri bir mekan yaratmaya çalışmış. Bunun sağlamak için de sade mobilyalar seçmiş ve bu mobilyaları, göz alıcı aksesuarlarla tamamlamış. Mutfak ve oturma alanını, yemek masası ite birbirinden ayıran Breiner, solonda krem rengi L koltuk tercih etmiş. Üzerine kendi tasarladığı yastıkları koymuş ve orta sehpalarını da Hay Design’dan almış. Bahçeyle bütünleşen ve bir nevi kış bahçesi görevi gören pencere önlerine ise tekli koltuklar ve çeşitli ülkelerden alınan aksesuarlar yerleştirilmiş. Evin kuşkusuz en keyifli köşeleri de, bahçeyi izleyebileceğiniz bu pencere önü oturma alanları olmuş.

iskandinav4

Giriş katta bulunan Clara ve Carl’ın yatak odası, evin en büyük odalarından. Çocukların karşılıklı olarak yattığı ranza tipi yatak. Anne L. Breiner tarafından tasarlanmış. Yatağın altında, iki adet çalışma masası bulunuyor. Odanın geri kalan bölümü ise oyun alanı olarak hazırlanmış. Çocukların yatak odasında, ebeveyn yatak odasına geçmeyi sağlayan küçük bir koridor bulunuyor. Breiner bu koridoru, çocuklar büyüdükten sonra elbise dolabı olarak yeniden düzenlemiş. Koridorun her iki tarafına da kapı koyarak, İstenildiğinde kapıların kapatılarak odaların birbirinden ayrılmasını sağlamış. Rahat, sakin ve dinlendirici bir yatak odasının insana ilham verdiğini belirten tasarımcı, bu felsefeden yola çıkmış olacak ki, ebeveyn yatak odasını oldukça sade bir şekilde dekore etmiş. Aksesuarlar yatak odasında sadece mekanı hareketlendirmek için kullanılmış. Mekanı daha geniş ve ferah göstermek için ayrıca pencerenin karşısına büyük bir ayna asılmış. Evin en az kullanılan bölümü olan alt kata ise çalışma odasına açılan merdivenlerden İniliyor. Flea Market’ten alınan ikinci el mobilyalarla dekore edilen çalışma odasının en çarpıcı ürünü. Anne Louise Breiner’ın kocası Jesper’ın tasarımı olan mermer masa. Tavandan zincirlerle sarkıtılan masa, duvardan çıkıyor izlenimi veriyor.

iskandinav5

Özel olarak tasarlanan yemek masası, aile bireylerinin ihtiyaçlarına göre Ikea, Hay Design veOthilia Design’dan alınan sandalyelerle tamamlanmış.

Yemek bölümü

Salonun girişine yerleştirilen yemek masası, açık plan mutfak ile salonu birbirinden ayırıyor.
Masanın ve oda ünitesinin üzerindeki aydınlatmalar, Hay Design’dan alınmış. Ada ünitesi, Sister Design tarafından bu ev için özel olarak tasarlanmış.

iskandinav6

Aile yadigarı mobilyalardan vazgeçemeyen ev sahibi, evinin farklı köselerinde bu mobilyaları sergiliyor.

• Evin her köşesinde sandalyeler yo da tekli koltuklar kullanılarak hazırlanan farklı oturma alanları göze çarpıyor. Dekorasyonunda modern tasarımların yanı sıra eskiciden alınan mobilya ve aksesuarların kullanıldığı bu oturma alanlarından en keyiflisi ise salondaki kitap okuma köşesi.

iskandinav7

Mutfak

Açık plan mutlak, Anne Louise Breiner’ın fikriymiş, Böylece o yemek hazırlarken, salondaki diğer aile bireyleriyle iletişim halinde olabiliyor. Lake mutlak özel olarak tasarlanmış, çizimi ise iç mimar Kristino Monier’e ait.

• Breiner çifti, özellikle pencere önüne yerleştirdikleri aksesuarlarını çok seviyorlar. Bu aksesuarlar yıllar içerisinde özenle toparlanmış modern, ikinci el ya da özel tasarım ürünlerden oluşuyor.

Yatak odası Ana yatak odası da giriş kattaki diğer odalar gibi ferah ve aydınlık. Ev sahipleri perde kullanmayarak, hem evin daha aydınlık olmasını hem de bahçelerindeki meyve ağaçlarının evle bütünleşmesini sağlamışlar.

iskandinav8

Çocuk odası

Anne Louise Breiner çocuk odasını dekore ederken iki çocuğunun da odadan eşit derecede yararlanabilmesini istemiş. Bunun için ranza tipi yatak seçen ve metrekareden kazanmak için de çalışma masasını yatağın altına yerleştiren Breiner, duvardaki raf ünitelerini Hay Design’dan, çalışma masası sandalyeleri ve kitaplık ünitelerini ise Ikea’dan almış.

Dekorasyon

Yeni Yıl Dekorasyonları – Dekorasyonda Stilist

16 Aralık 2012

Festival tadında yeni yıl evi

Danimarka Tasarım Okulu mezunu, moda tasarımcısı Violise Lunn, her Noel’de mutlaka çocukluğunu geçirdiği evi ziyaret ediyor. Kutlamalar için hazırlanan düzenlemelere de bizzat kendi yeteneğini ve yaratıcı kişisel dokunuşlarını katıyor.

Mavi tonlarında küçük bir Noel tablosu.

• Tüm yakın dostlar Noel zamanı mutlaka Violise’in büyüdüğü evi ziyaret ediyor.

• Violise’in Royal Copenhagen için tasarladığı, içinde Arap sümbüllerinin yer aldığı kaselerin çeşitli boylan oturma odasında bulunuyor.

• Mavi incili başlık Şam seyahatinden, avize ise Amsterdam’dan alınmış.

• Dekorasyonunda delgeç kullanılan el yapımı abajur şapkalar yanmaz kağıttan yapılmış. Aralık ayında satışa çıkacak yıldız ve melek, Atölye Violise’de
elde üretilmiş.

yeni-yil-dekorasyonlari

Violise Lunn’un uzmanlık alanını benzersiz gece elbiseleri, aksesuarlar, gelinlikler ve eşsiz günlük kıyafetlerin tasarım ve yapımı oluşturuyor. Violise ayrıca, dünya çapındaki seyahatlerinden evine getirdiği nefis kumaşlardan oluşan harika bir koleksiyona sahip. Kumaşlar ve arkalarında yatan hikayeler İse ilhamının esas kaynağını oluşturuyor. Giysi tasarımlarının yanı sıra Violise, Royal Copenhagen İçin porselen koleksiyonlar tasarlıyor. Violise’in diğer bir tutkusu ise en basit tekstil malzemesi olan kağıttan, giyilmeyen eşyalar tasarlamak, Violise’in ikinci el dükkanlarından aldığı, seyahatlerinde bulduğu ve el yapımı harika eşyalardan oluşan dekoratif kreasyonlarını ve ev mobilyalarını kendi adını taşıyan internet sitesinde görmek mümkün.

yeni-yil-dekorasyonlari1

İş, Noel ağacı hazırlamaya geldiğinde Violise biraz tembellik etmiş; yansı temizlenmiş zeytin ağacı onun stilini yansıtıyor. Ağacın üst kısmı temizlenip, kağıt çiçekler ve antika cam kuşlar gibi Noel sûsleriyle dekore edilmiş.

• Rokoko şeklindeki şifoniyer Violise’in büyükannesine ait. Üzerindeki duvarda asılı fotoğraf kolajı, duvar resimleri, nakış işleri, baskılar ve örtülerin her birinin violise için ayrı bir değeri var.

yeni-yil-dekorasyonlari2

Yemek odası metal gövdeli ve siyah lake tablalı bir masadan oluşuyor. Kilimler Şam’dan alınmış, eski mermerler ve alıç dallarıyla süslenmiş avize bir ikinci el dükkanından. Delgeçle deldiği abajur şapkalarıyla ışığın etrafa yayılmasını sağlayan Viollse, düzenlemeye kişisel dokunuşunu yonsıtmay başarmış. Tablo Meredrth Zacho’ya ait. Pembe saten kurdela kemerli şoşkın cüce. Noel için tavan arasından indirilmiş eski bir parça.

yeni-yil-dekorasyonlari3

Mutfaktaki yemek köşesi

• Mutfak rafından bir kesil.. Küçük antika “Mutlu Trompetler’ Noel’e hazır.

• Kapı çelengi bir parça çelik telin üzerine geçirilen kayın ağacı yaprakları, gümüş bir fiyonk ve simlerle süslenmiş.

• Rafların üzerindeki cam sürahiler ve bardaklar etrafı saran küçük süsleme lambaları ile harika bir şekilde aydınlatılmış. Sarkan süs lambaları hoş ve samimi bir atmosfer oluşturmuş. Masanın üzerindeki Christmas çelengi ise kesinlikle el yapımı.

• Violise kağıt külahlarla ve kristallerle süslediği şamdanı okaliptüs yapraklarından yapmış, Şamdan üzerindeki mumlar çıkartmalarla süslenmiş. Violise hepsi birbirinden farklı bu Noel çelenklerini Aralık’taki Noel pazarı İçin yapmış.

yeni-yil-dekorasyonlari4

Ev sahibinin vazgeçemediği malzeme,kağıt!

• Violise Lunn, tabak ve bardakları kaplamak için her zaman kağıt ve karton kullanmayı tercih ediyor, böylelikle her tasarımı birbirinden farklı oluyor. Royal Copenhagen kaseleri mum, şeker, zeytin veya başka şeyler koymak İçin kullanılabilir.

• Violise, eşyaları görebileceği ve onlara kolayca uzanabileceği düzenlemeleri sevdiği için mutfakta açık rafların olmasını tercih ediyor. Buradaki raflar atölyesinde yaptığı el işi kağıt külahlarla süslenmiş, masadaki kaseler ise Royal Copenhagen’dan, Vintoj bulaşıklık da ise porselen tabaklar sergileniyor.

• Misafirlere ikram edilecek yiyecekler çoktan hazır bile.

• Kapıların çok sade kaldığını düşünen Vtolise giriş kapısının etrafını siyah bir çizgiyle çerçevelemiş. Duvarın bir kısmı siyah ve beyaz renkli bir duvar kağıdıyla kaplanmış, Tavandaki yıldız avizeyi Vtolise’in kızkardeşi yapmış.

• Çok eski bir sandalye Noel dekorasyonunda kullanılmış. Vlolise’in tasarladığı yıldız, Royal Copenhagen’dan. Radyatör kaplaması Gothersgode’de bir demirci tarafından yapılmış ve beyaza boyanmış.

yeni-yil-dekorasyonlari5

Bu evde her detayda bir yaratıcılık

• El yapımı kağıt külahlar, gümüş yıldızlar ve el yapımı kağıt Noel kalbi de Violise’in Noel pazarı için hazırlanmış.

• Eski kasalardan, para kutularından yapılmış şifoniyeri Violise’in bir arkadaşı tuhafiyeden bulmuş. Taç ve ahşap şapka mankeni Violise’in Londra’da bir tiyatroda çalışan kız kardeşinden hediye. Konserve tenekesinden yapılmış böcekler Ole Fredriksen imzasını taşıyor, Antika Fransız çelengi cam boncuklarla süslenmiş. Üzerinde asılı olan resim Berthe Moltke’den bir hediye,

• Uzakdoğu kağıt dekorasyonunu yansıtan kırmızı bir tablo… Violise orijinal resimden sıkılınca çerçevesini sevdiği için resmin yerine Japonya’dan aldığı bir parça kağıt yerleştirmiş. Ucuz birkaç cüce süsü ve asılı Noel kalbi yine Violise’in Noel pazarından.

yeni-yil-dekorasyonlari6

yeni-yil-dekorasyonlari7

Dekorasyon

Londra'dan Dekorasyon ve Tasarım Haberleri

9 Aralık 2011

Her sene eylül ve ekim aylarında düzenlenen Londra Tasarım Festivali ve ona bağlı yüzlerce etkinlik bu sene de şehrin birçok semtinde tasarımcılara ilham kaynağı oldu.

Knightsbridge ve Mayfair gibi lüks semtlerdeki mağazalardan, Brick Lane ve Shoreditch gibi bohem tarzların yeraldığı semtlerdeki butik showroomlara kadar her gün yaklaşık 150 farklı etkinlik vardı. Bu etkinliklerde gördüklerimden, bana göre en ilham veren üç mekanı, en öne çıkan dört trendi ve en zevkle dinlediğim iki konuşmacıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

En Çok İlham Veren 3 Mekan

isveç büyükelçisinin evi
İsveçli tasarımcıların ürünleri çok şık ve zarif bir ev sıcaklığında sergilendi. Büyükelçinin evinin kapılarını bu özel sergi için açması bence Kuzey Avrupa kültüründe tasarıma ve yaratıcılığa verilen değerin mükemmel bir kanıtıydı. Sadece tasarımlar değil. İsveç’e özgü yiyecek ve içeceklerin ikramı ve kütüphanede düzenlenen kültürel konuşmalar, sunumlar tam bir ziyafetti. Aynı tür bir etkinliğin önümüzdeki yıllarda Türk tasarımcılar için de yapılması diliyorum.

TRAMSHED
Eskiden Shoreditch Tramvay İstasyonu olan bu bina festivale iki senedir bambaşka bir heyecan katıyor. Binanın endüstriyel havası sergilenen tasarımlara adeta teatral bir ortam hazırlıyor. İki yıldır Türkiyeden tanıdık bir isim de burada!. De La Espada ile işbirliği yapan Autoban’in zevkli tasarımları ile Tramshed misafirlerini karşıladığını görmek benim için büyük bir zevk ve gurur oldu. Aynı mekanda Benjamin Hubert’in deri ve mermer tasarımlarını sergilediği standı ise gerçekten görmeye değerdi.

THE DOCK
Notüng Hill’in kuzeyindeki kanalın üstünde yer alan tarihi binayı, ünlü tasarımcı Tom Dixon üç sene önce renove edip, kendi ofisi, dükkanı ve organik yemekleriyle ünlü TheDockKitchen restaurantını açarak adeta kendi üssü haline getirdi. Kanalın üstünde Royal College of Art öğrencilerinin tasarladığı katlanabilir kayıkların gezindiği mekan festivalin en zevkli köşelerinden biriydi.

ÜFLEME CAMDAN AYDINLATMALAR
Geri dönüşümlü malzeme kullanımı akımına paralel cam hem dekoratif obje hem de aydınlatmalarda sürekli karşımıza çıktı. Özellikle el üflemeli camdan yapılmış pendantlar tam bir görsel ziyafet oldu. Bir başka ilgi çekici ürün ise Beaun McClellan Lightings tarafından Festivale özel tasarlanmış, 200 adet ayna kaplamalı cam toptan oluşan muhteşem aydınlatmaydı.

DUVARLARDA OZGUN TASARIMLAR
Bu yılın çok ilgi gören bir başka konusu ise özgün duvar tablo tasarımlarıydı. Deri, metal, kuş tüyü, ahşap, ayna parçaları hatta bitki liflerinden tasarlanan ürünler klasik resim tablolarını zorlayacak diye düşünüyorum. Duvar tasarımları arasında en çok ilgimi çekenler el yapımı kağıt ve doğul malzemelerle çalışan tasarımcı Gill Wilson’ın akrilik içine sıkıştırdığı arpa saplarından yaptığı örgüler ve Genevieve Bennett’in deriden tasarladığı duvar panelleri oldu. Bunları bir yatağın Bu yılın çok ilgi gören bir başka konusu ise özgün duvar tablo tasarımlarıydı. Deri, metal, kuş tüyü, ahşap, ayna parçaları hatta bitki liflerinden tasarlanan ürünler klasik resim tablolarını zorlayacak diye düşünüyorum. Duvar tasarımları arasında en çok ilgimi çekenler el yapımı kağıt ve doğul malzemelerle çalışan tasarımcı Gill Wilson’ın akrilik içine sıkıştırdığı arpa saplarından yaptığı örgüler ve Genevieve Bennett’in deriden tasarladığı duvar panelleri oldu. Bunları bir yatağın başucunda veya evin koridorlarında dokularını ortaya çıkaracak aydınlatmalarla hayal etmek hiç zor değil.

Dekorasyon

Sanatsal Otel Dekorasyonları

7 Aralık 2011

Tasarımın sanatla bütünleştiği günlerde konaklama türüne bir yenisi daha eklendi: Sanat otelleri, dünyanın farklı noktalarındaki bu oteller yaratıcı ruhunuzu besleyecek.

ÇEVRE DOSTU SANAT OTELİ, FOX OTEL, KOPENHAG, DANİMARKA

Rüyalar, masallar, çizgi romanları ve hatta sokak sanatı.. Danimarka’nın çevre dostu olan Fox Otel’de hepsinden birer iz, hepsinden bir esinti var. Her köşesi ayrı bir temadan beslenen otelin odalarına girer girmez tasarım ve sanatın birlikteliği göze çarpıyor. 61 odalı otelin duvarları baştan aşağıya manga çizimler, sokak sanatından örnekler, fantastik kreasyonlar ve grafik tasarımlarla kaplı. City Hail Meydanı ve alışverişin kalbi Stroget’e 300 metre; Danimarka Tasarım Merkezine 7 dakikalık yürüyüş mesafesindeki otelin resepsiyonundan bisiklet ve MP3 çalar kiralayarak şehrin tadına varın. Restaurant Sushikappo, maki sushi, sashimi ve nigiri gibi Japon yemekleri ile hizmet veren otelin barı sık sık canlı müziğe ev sahipliği yapıyor. Otelin belki de tek üzücü tarafı: çocukları misafir edemiyorlar.

KONFOR VE MÜKEMMELLİĞİN.MERKEZİ OTEL DU PETIT MOULIN, PARİS, FRANSA

Merkezde ama sessiz sakin bir otel Otel du Petit Moulin… Ünlü Fransız tasarımcı Christian Lacroix’nin restore ettiği 17. yüzyıldan kalma Boulangerie adlı eski fırınla da ünlü otelde Fransız tarzı odalar ilginç bir hikayede birleşiyor: Her bir oda Le Marais alanına giden ayrı bir yolu temsil ediyor. Binanın 1900’lü yıllara dayanan ve tarihi eser olarak kayıtlı olan dış cephesi, tıpkı eskisi gibi duruyor. Otel baştan aşağıya bir renk, doku ve tarz cümbüşü adeta. Labirent koridorlar kaybolmuşluk hissi yaratacak kadar heyecan verici. Otel konumuyla Le Marais’in Picasso ve Carnavalet müzelerinden. Vosges Meydanı’na, sanat galenlerinden tiyatrolara kadar her yeri keşfetmenizi sağlıyor. Barok ve İskandinav dahil, geniş bir tarz karması sunan 17 odanın her biri Christian Lacroix tarafından tasarlanmış. Odanız canlı renklerin hakimiyet sağladığı modern, ya da kartonpiyerli tavanı ve mobilyaları ile klasik bir tarzda döşenmiş olabilir. Tarzı ne olursa olsun her odanın beklediğiniz lüksü yansıtacağı kesin. Ülkenin en iyi şarap üreticilerinden ve mahzenlerinden yerinde tadabileceğiniz yerel şaraplara ve otantik sertifikalı ürünlere ulaşmanın keyfine varabilirsiniz. Sanatla iç içe olacağınız dakikalarda kendi elinizden farklı tatları keşfetmek için mutfak ve yemek odalarını da kiralayabilirsiniz.

NEW YORK’UN LÜKS BUTİK ESERİ GRAMERCY PARK OTEL

New York’ta zengin tarih arayanlar soluğu Lexington Caddesi’ndeki Gramercy Park Otel’de alıyor. Otel Robert T. Lyons tarafından tasarlanmış ve 1924-1925 yılları arasında Bing&Bing kardeşler tarafından geliştirilmiş. Humphrey Bogart ilk eşi olan Helen Menken ile burada evlenmiş; genç John F. Kennedy de dahil olmak üzere Joseph P. Kennedy ailesi birkaç ay bu otelde konakladı. 1958 yılında oteli Herbert Weissberg satın almış. Otele bir tane hediyelik eşya dükkanı eklemiş ve barı iki katı büyüklüğünde yeniden tasarlamış. 1970’lere gelindiğinde Bob Marley ve Bob Dylan gibi müzisyenlerin sahne alması otelin çekiciliğini artırmış fakat 90’lara gelindiğinde otel kan kaybetmeye başlamış.

Ailenin büyük oğulları yaşanan üzücü aile trajedilerinin ardından 2002 yılında oteli Roxy gece kulübünün kurucularından Steven Greenberg’e satmasının ardından restore edilen otele, gösterişli bir bar eklenerek bu kez genç kitle hedeflenmiş ve yoğun ilgi görmüş. 2003 yılında oteli satın alan Julian Schnabel tasarım objeler ekleyerek dekorasyonu yine değiştirmiş. 2008 yılında Tribeca Film Festivali’nde “Gramercy Park Hotel” adlı bir belgesel yayınlandı. Belgesel otelin şahit olduğu farklı yönetimlerle değişe dekorasyonlara değiniyor. Bugün tarihten izler taşıyan otelde 185 oda, spa, spor salonu var.

Dekorasyon

Kuyumcu Dekorasyonu

5 Mayıs 2010

GENÇAY KUYUMCULUK

kuyumcu dekorasyonu

Bursa’nın gelişen yüzü Nilüfer’in en gözde AVM’lerinden biri olmaya aday NİLPARK’ta bulunan Gençay Kuyumculuk mağazası. Mimar Tuncay Durgut tasarımıyla yaklaşık bir aydır Nilüfer ve tüm Bursa halkına hizmet veriyor. 40 yılı aşkın bir süredir Bursa Kapalıçarşı’da birçok şubesi ile hizmet veren Gençay Kuyumculuk, yeni açılan 70 m2 lik mağazasıyla müşterilerine alışveriş rahatlığı sağlıyor.

Tasarımcı mimar Tuncay Durgut’a göre rahat ve alışılmışın dışında farklı bir alışveriş nasıl olmalı sorusunun cevabı, satıcı ve müşteri arasındaki uyumdan geçiyor.

Mimar bu uyumu sağlayabilmenin yolunu ise, tasarımında çıkış noktası olarak belirlediği S şeklinde kavisli banko ile çözümlemiş. Söz konusu bankonun toplam uzunluğu 7.5 metre. Bu da aynı anda 4 farklı müşteriye oturarak hizmet verebilme imkanını sağlıyor. Ayrıca banko yarattığı dinamik etkinin yanı sıra dükkanın plan düzlemine bakıldığında mekanın maksimum verimlilikte kullanılmasına İmkan vermiş.

Mimar Tuncay Durgut, malzeme seçimi konusunda özellikle doğal malzemelerin kullanılmasına özen göstermiş. Mekanın en can alıcı noktalarından biri, altının kor halini anımsatmasını istediği ışıklı onyx mermer.

kuyumcu dekorasyonu

Bu mermerler zor bir çalışmanın sonucu olarak tüm teşhir dolaplarının arkasına fon teşkil etmesi maksadıyla özenle yerleştirilmiş. Teşhir edilen ürünlerin müşteriler tarafından maksimum şekilde algılanması amaçlanmış.

Zeminde olive marorıe doğal mermer kullanılmış. Kavisli bankonun uç merkezine yuvarlak formlu stargalaxy granit mermer yerleştirilmiş. Tüm mobilyalar doğal Birmanya teak kaplama ve akrilik parlak lake ve özel imalat.

Mimar mobilya tasarımlarım yaparken, modern çizginin yanı sıra özellikle belli bölümlerde lukens ayaklı lake boyalı masa ve sehpaları tercih etmiş.

Tavan tasarımında özellikle fonksiyonların tavanda da hissedilmesine özen gösterilmiş bu yüzden seçilen armatürler ya da fiberoptik aydınlatmalar bu isteklerin sonucunda belirlenmiş.

koyumcu dekorasyonu

Dekorasyon

Dekoratif Perde Seçenekleri

23 Ağustos 2009

Dekoratif perde seçenekleri gün geçtükçe gelişmektedir. Yeni Dekoratif perde seçenekleri ile manzara resimlerini andıran bir yapı ile görenlerin iç dünyasına dokunmaktadır. Bu dekoratif perdeleri yapı marketlerinden ve Perde satan dükkanlardan temin edebilirsiniz.

Perde

Dekoratif Perde ve resimleri

14 Ağustos 2009

Ev modasını yakından takip eden ev hanımları iyi bilirler, evi gösteren perde ve aksesuardır. Bu perde çeşidimizde ise perde duvara monteleniyor ve zeminle bir bütün oluşturuyor. monte edilmesi çok basit ve yüzde yüz pamuktan üretilen bu perde çeşidi kesinlikle çabuk kirlenmemektedir.

Bu tür perdelerin çeşidi pamuktan yapıldığı için kesinlikle elde veya makinede yıkamıyoruz kıkandığı taktirde perdenin ömrü kısalmaktadır, bunun yerine kuru temizleme gibi dükkanlara vermeyi tercih etmeliyiz.

Dekorasyon

Burcunuza göre dekorasyon

7 Haziran 2007

Boğa burcuysanız mavi tonlarında, aslan burcuysanız altın renklerinde bir mekanın karakterinize daha uygun olduğunu söyleyen oldu mu hiç?
 

      Eğer bugüne kadar burca göre bir dekorasyon yöntemini duymadıysanız, Ali Konya’dan bihabersiniz demektir. İçmimar Ali Konya; Sibel Can, Barış Manço ve Mehmet Ali Erbil gibi birçok tanınmış ismin evlerini tasarladı. Dekorasyon yaparken, kendi hazırladığı uzun bir anket yardımcı oluyor iç mimara. Burcunuzdan, boyunuza her konuda soruların yer aldığı bu ankette her cevap, yaşam alanınız için önemli bir ayrıntı. Böylece ortaya, müşterinin taleplerinin ötesinde, onun aynası bir mekan çıkıyor.
     
     ’Ekstrem duygu ve düşünceler, araştırılmış, düşünülmüş, tasarlanmış projeler, sanat, psikoloji ve fonksiyonlar, detaylar; bu anlayışla sürekli yenilenen, gelişen ve değişen avangart çizgiler.’ Ali Konya’nın bu cümlesinin arkasında, dededen toruna miras kalmış, sanatla bütünleşmiş ve tamamen yetenek gerektiren çalışmalar ve bu çalışmalara duyulan ilgi var.
     
     Ahşap binalar yapan bir dede ve mobilyacı bir baba… Ali Konya’nın iç mimarlık serüveni her ne kadar aile geleneği gibi görünse de, onu “Ali Konya” markası yapan, sanatsal yetenekleri. Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdiği günden beri hızını kesmeden çalışıyor ve aklının içinde birbiriyle yarışan yeni fikirleri tek tek hayata geçiriyor.
     
     Hedef kitlesini anlatmak için bir örnek vermek yeterli. Bundan sekiz ay önce Mehmet Ali Erbil’in yeni evini tasarlamış. Erbil gibi daha birçok ünlü isim müşteri portföyünde yer alıyor. Sibel Can, Barış Manço, Mehmet Ali Birand bunlardan bazıları. Konya, ünlü müşterilerine daha önce hiçbir yerde görmediklerini sunacağının garantisini veriyor.
     
Tasarımdan önce 200 soruluk anket
      Tasarımlarında dikkat ettiği en önemli ayrıntı, müşterilerinin kişiliklerini iyi analiz edebilmek. Bunun için yaklaşık 200 soruluk bir anket hazırlamış. Anket kişinin hayatına, zevklerine, alışkanlıklarına yönelik önemli sorular içeriyor. Renkler ve biçimler konusunda takıntılarınız var mı? Sizi zorlayan fiziksel bir sorununuz var mı? Bu gibi soruların dışında sağınızı mı solunuzu mu kullandığınız, hatta boyunuz ve kilonuz bile not ediliyor. Kilonun ev tasarımıyla ne alakası var demeyin. Masanızdan yatağınıza kadar birçok mobilyanız, bu ayrıntılarla tasarlanıyor.
     
     Ali Konya’nın müşterisi olmak isteyen ama modaya takılmış birinin, dükkanın kapısından girmeden önce bir kez daha düşünmesini öneriyoruz. İç mimar, bu konuda çok hassas. Günlük beğenilerin ötesine geçmek, kısacası avangart olmayı sürdürebilmek için trendy olan tasarım fikirlerine kulak tıkıyor.
     
     Konya, iç mimarlığının yanında, resim ve heykel de yapıyor. Böylece sanatı, tasarımlarıyla harmanlaması çok daha kolay oluyor. Tasarladığı mekanlarda neredeyse sanat eseri sayılabilecek mobilyalar var. Bu sanatsal yönünü kullanarak insan figürünü, duvardaki bir tabloda ya da kadın şeklindeki bir koltukta rahatlıkla mekana işleyebiliyor.
     
     Bu güne kadar kamuya açık alanlar da tasarlamış ama en çok zevk aldığı işler, kişiye özel mekanlar. Çünkü ona göre “tasarım için kılavuz bir ruh” gerekiyor ve kamusal alanlarda bu ruhu bulmak çok güç. Zaten bunun adı, endüstri tasarımı oluyor. Konya, iç mimarlığı bir sanat değil, yüzeysel bir iş haline getiren bu tarzdan uzak durmaya gayret etmiş. Zaten bu yüzden de, bütün tasarımları birbirinden bu kadar farklı ve kişiye özel:
     
     “Birinin yaşam alanını tasarlamak çok zor bir iştir. Masadaki vazodan, perdelere kadar her şeyi düşünmek zorundasınız. Bir bütün ortaya koymalı ve bu bütünün mekan sahibini boğmamasını sağlamalıyız. Bu yüzden iyi bir tasarımcı, bu meslekte geçen yıllardan sonra insan sarrafı haline geliyor. Bir müşterim kapıdan içeri girdiği anda, nasıl bir tarza sahip olduğunu tahlil etmeye başlarım. Yoksa birkaç malzemeyi bir araya getirip, şık bir mekan tasarlamak çok kolaydır ama bir ruh, bir stil katamazsınız.”
     
Moda olanı sevmiyor
      Deneyimli iç mimarın, tasarımlarında kullandığı bir diğer ayrıntı da burçlar. Her burç kendine göre bir zevk ve tarz barındırdığından, kişinin iç dünyasına dair fikir edinmede bir vazgeçilmez oluyor. “Elbette ki tüm tasarımı burçlara bakarak yapmak hata olur ama yine de büyük oranda fikir veriyor. Bu yüzden bütün işlerimde, müşterimin burcunun etkisi vardır.”
     
     Ali Konya tasarımlarında tüm renkleri kullanan bir iç mimar. Hiçbir rengi birbirinden ayırmıyor ve hepsinin yakışacağı bir yerin mutlaka olduğundan emin. Tasarımlarında, renkler üzerinde mümkün olduğunca düşünüyor ve renkler ortamın havasına en uygun tonlarıyla mekanda hayat buluyor. “İnsanların renklere olan duyarlılığı tasarım dünyasında çok önemlidir. Bu, göz ardı edilemez.
     
     Her zaman müşterilerimin karakterlerinin kaldırabileceği renkleri tercih ederim ve onların bu konudaki fikirlerine saygı duyarım. Ama sadece dönemin moda renklerini önüme koyan birinin evini tasarlamam. Onunla çalışacak olsam bile, uzun bir ikna süreci olur aramızda. Ona, yıllarca yaşayacağı bir mekanı, günübirlik beğenilerle tasarlarsam sonradan ne kadar pişman olacağını anlatırım.”
     
Tarihi kapıdan masa yapılmaz
      Kültür ve tarih yerinde kalmalı. Yıllar öncesinde bulunmuş figürleri, bugünkü tasarımlarımızda kullanırsak yarınlara ne kalacak? Özgün şeyler yaratmalıyız ve yüz yıl sonra bunlar tarih olmalı. Anadolu’dan bir kapıyı getirip masa yapmak, tasarım dünyasına bir şey katmak anlamına gelmiyor. Bu kısa süreli bir ilham oluyor ve sonra sıkılıp atıyorlar. Bunun anlamı, tarihi bir köşeye atmak bence.

Dekorasyon

Eski dekorasyonlarınızı yeniden tasarlayın

7 Haziran 2007

Eskiyi yeni yapın…

      Evimizin dekorasyonunu yaparken; her seferinde yeni eşyalar almamıza gerek yok. Eski eşyalarımıza tamir ve tadilat uygulayarak yeni eşyalar elde edebiliriz.
     
Eskimiş koltuklar
 

  • Eskimiş koltuklarınızın sünger ve kumaşını kendiniz değiştirebilirsiniz.
  • Döşemelik malzeme satan dükkanlarda istediğiniz kalite ve fiyatta sünger ve kumaş bulabilirsiniz.
  • Koltuğunuzun süngeri için ayrı, kumaşı için ayrı ölçü almalısınız. Kenar katlama payını da hesap etmeyi unutmayın.
  • Çünkü her taraftan en az iki santim pay bırakmalısınız.
  • Ahşaplı koltuklarda ise; ahşap bölümü çıkartıp öyle kaplayın.
  • Kaplama tamamlandıktan sonra, aynı şekilde ahşap bölümü yeniden yerine monte edin.
  • Kollu koltuklarda; yatak veya oturma bölümünü ayrı kolları ayrı kaplamanız gerekir.
  • Alacağınız mobilyacı zımba makinesi çok işinize yarayacaktır. Bu küçük ve kullanımı basit aletin telleri kırtasiyelerde dahi satılmaktadır.
  • İlla yeni koltuk alacağım diyorsanız da eski koltuklarınızı mağdur durumda olan birisine vermeyi ihmal etmeyin. Sizin için eski olan bir koltuk; evinde yatacak bir yeri olmayan birisi için muhteşem bir eşya gibi görünecektir.

    Kapı ve pencereler
     

  • Evinizin dekorasyonuna uygun renklerde kapılarınızı boyayabilirsiniz.
  • Duvar boyanız mat ise yağlı, parlak ise yarı mat boyaları tercih edebilirsiniz.
  • Boya işlemini bir yandan yaparken bir yandan da küçük bir sünger parçasını dokundurup kaldırarak pütürlü dekoratif yüzeyler elde edebilirsiniz.
  • Pencereleriniz ahşap ise; Dış yüzeylerini olmasa bile evin içine bakan yüzeylerini farklı renklere boyayabilirsiniz. Bu, evinizin neşelenmesine neden olacaktır.
  • Hep, hep beyaz olacak değil ya! Biraz da canlı renkleri kullanın. Krem rengi duvarlarınız var ise mesela; Fıstık yeşili kapılar çok hoş duracaktır.

    Duvarlarınızı süsleyin
     

  • İyi resim yapıyorsanız, duvarlarınızı iç dünyanızın desenleriyle bezetebilirsiniz.
  • Fırçanız kuvvetli değil ise farklı şablonlar hazırlayarak duvarlarınıza desenler çizebilirsiniz.
  • Bir kartpostaldan, bir manzaradan, bir desenden esinlenebilir ve bunları büyüterek duvarlarınıza yansıtabilirsiniz.
  • Renkleri seçerken, kontrast oluşturacak zıt renkleri tercih etmelisiniz. Aksi takdirde çizdiğiniz desenler algılanmayacak belki de kötü duracaktır.

          Son olarak; Tüm bunları yaparken yardımlaşmayı esas alabilirsiniz. Mesela kiminizin resmi iyidir kiminizin de biçki dikiş işleri. Birlikten kuvvet doğar velhasıl. Bir elin nesi var iki elin dekorasyonu…
         
         Eskiyen eşyaların yüzünü değiştirebilirsiniz. Yeni imaj onları mutlu edecektir. Böylece de hem israf etmiş olmaktan kurtulacak hem de yeni eşyalara kavuşacaksınız. Bizi de kahve içmeye çağırırsınız artık. Eee ne demişler komşu komşunun dekorasyonuna muhtaçtır.